Obeziteye Neden Olan Hormonal Bozukluklar Nelerdir?

İnsanlar obeziteyle ilgili çok fazla şey duymaya başladı. Artık internetin de gelişmesiyle birlikte, bilgilerin hızlı ve kontrolsüz yayılması kaçınılmaz olmaya başladı. Özellikle sağlık alanında internet üzerinde yapılan araştırmalar, kişileri yanlış bilgilere itebiliyor. Sanal alemde en çok aratılan soruların bir kısmı da obeziteyle ilgili. Bu nedenle işinde bir uzman olan Sayın Doç. Dr. Hasan Erdem sorularımıza cevap verdi. Sözlerine kulak verip size gerçek ve doğru olan bilgileri aktarmak istedik. Hasan Bey’e sizin de sık sık internet üzerinden araştırmasını yaptığınız obezite sorunuyla ilgili sorular sorduk. Bu yazımızdaki ana konumuz ise “Obeziteye Neden Olan Hormonal Bozukluklar Nelerdir?” sorusu oldu. Hasan Bey sizler için obezitenin yol açtığı ve obeziteye yol açan hormon bozuklukları ile ilgili bize bildiği her şeyi aktarmaya çalıştı. Biz de sizlere, bu bilgileri ileteceğiz.

Obeziteye Neden Olan Hormonal Bozukluklar

Önceden belirtmek isteriz ki, obeziteyle bağlantılı hastalıklar ve hormonal bozukluklar bunlarla sınırlı değildir. Bu nedenle en çok karşılaşınlarla listemizi sınırlandırmak istedik. Bilinmesi gereken altın kurallardan biri, her bireyin obezitesinin nedeni kendine özeldir ve itinayla inecelenip tedaviye başlanmalıdır. 

  • İnsulin Direnci

İnsanlar, karbonhidrat tüketimine çok yatkındır. Bunun en büyük nedeni, besin zincirinin en üstünde olmasıdır. Vücudumuzun en çok ihtiyaç duyduğu besinlerden biri olan karbonhidrat, günlük ana enerji kaynağımızdır. Bu nedenle de ekmek, poaça, pide gibi besinlerin kokusu ve tadı bizi çok çeker. Ancak bilmeliyiz ki, karbonhidratın besin zincirinin üstüne olması, fazla tüketiminin sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Özellikle Türkiye içerisindeki beslenme şeklinin %80 kadarını karbonhidratlar oluşturmaktadır. Bu şekilde kontrolsüz ve fazla alınan karbnonhidrat, vücutta gereğinden fazla insülin salınımına neden olmaktadır. İnsülin adı verilen bu hormon, besinlerin bedenin içinde gitmesi gereken yerlere ulaştırılması için kritik bir yere sahiptir. Lakin bu yüksek orana sahip karbonhidrat tüketimi devam ederse, vücudumuzun besinler için kullandığı insülin hormonu değerleri de artış gösterir. İnsülinle beraber yemek yeme isteği, yağ oranı, kilo ve çoğu vücudunuza zarar veren durumlar da artmaya başlar. Bu önü alınamaz zincirleme süreç de obeziteye büyük bir davetiye manasına gelmektedir. Bu hormon sorununun çözümü ise insülin dengeleyici ilaçlar ve düşük karbonhidratlı bir diyetle mümkün olabilir. Bunun yanı sıra hareketli ve spor içeren bir hayat da insülinin dengelenmesini ve vücudunuzun insülini daha rahat algılamasını sağlayacaktır.

  • Tip 2 Diyabet (şeker) ve Polikistik Over Sendromu 

Temellerine bakıldığında insülin yatan bu iki hastalık genetik olarak aktarılmaya oldukça açıktır. Aileden gelme oranı çok  yüksek olduğu için, bu iki hastalıktan birine veya ikisine birden sahip olan bireylerdeki obezite oranları %80’lere kadar çıkmaktadır.  Düzensiz regl, vücutta kıllanma, kilo artışı ve alınan kiloları vermekte sorun yaşayan kişilerde “Polikistik Over Sendromu” olma riski vardır. Böyle kişiler ne yazık ki ilerleyen dönemlerde diyabet olma şansına da sahiptir. Bu kişiler hamilelik sürecinde gebelik diyabeti ve diğer sağlık sorunlarıyla karşılaşmamak için çok dikkatli gözlemlenilmesi gereken hastalardır.

  • Hipotiroidi (Haşimato) 

En hayati hormonlarımızdan birinin üretildiği Troid bezinde sorunların ortaya çıkması durumudur. Bu bezlerde ortaya çıkan bir sağlık sorunu, hormon bozukluğu veya düzensizlik “Hipotroidi” olarak adlandırılır. Bu hormondaki eksikliğin en yaygın şikayetlerinden birisi de hızlı kilo alma ve bu kiloları vermekte sıkıntılar yaşamaktır. Buna dayanarak, obezite şikayeti olan kişiler troid bezlerini kontrol ettirmeli ve tiroid antikorlarına baktırmalıdır. Kişi eğer buna yönelik bir ilacı halihazırda kullanmaktaysa, düzenli olarak kontrole gidip ilaçlarının düzenlemelerini yaptırmalıdır.

  • Cushing Sendromu

Bedeniniz içinde kortizol hormonu gereğinden yüksek oranda salgılanıyorsa, bu duruma “Cushing Sendromu” adı verilir. Mevzu bahis bu sendrom olduğu zaman genel şikayetler ense bölgesinde kalınlaşma, karın bölgesinde yağlanma, uzuvlarda incelme şeklindedir.  Yağın vücuttaki dağılımı sorunlu olması nedeniyle kişileirn yüzlerinde yağ birikimi olabilir (aydede yüzü). Karın bölgelerinde mor renkte çizgiler oluşur. Böyle şikayetlere sahip olan hastaların kısa sürede bir uzmana başvurup Cushing Sendromu için test yaptırması en doğrusudur.

  • Alkol 

Alkolün zaten karında yağ yaptığı bilinen bir gerçektir. Bununla birlikte de obezitenin de nedenlerinden biri olarak görülebilir. Alkolün yanında yağlı besinler tüketen kişilerde de kilo artışı söz konusudur. Bunun temel nedeni, yağ içeren besinlerin kalorilerinin daha fazla olmasıdır. Böyle durumlarda kişiler eğer obezse ve tedavi altındalarsa, mümkün olduğunca kısa bir sürede alkol kesilmelidir.

  • İlaçlar

Birbirinden farklı hastalıklarda, çeşit çeşit ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlardan bazıları aşırı kilo alımına ve kaybına neden olabilir. Kortizon içeren ilaçlar ve iğneler, insülin ilaçları, şeker ilaçları ve bazı psikolojik bozukluk gibi hastalıkları tedavi etmek için kullanılan bazı ilaçlar. Tedavilerinde bu şekilde sağlık sorunları yaşayan bireylerin, tedavileri sırasında destek almaları gerekir. Halihazırda kilo sorunu yaşayan birisi için alternatif ilaçların kullanılması daha doğru bir karar olabilir.

  • Psikolojik Rahatsızlıklar ve Depresyon 

Sorun şu ki psikolojik rahatsızlıklardan muzdarip insanlarda ne yazık ki yeme bozukluğu veya iştahla ilgili sorunlar da olabilmektedir. Aynı şekilde bu rahatsızlıklarda da kullanılan ilaçların bazıları kilo alımına veya kaybına neden olabilmekte. Böyle sorunlar yaşadığı anlaşılan hastaların özel bi özenle tedavisinin planlanması gerekir. Aksi taktirde, psikolojik sorunların yanına bedensel sorunlar da eklenirse daha kötü sonuçlar elde edilebilir.

  • Vitamin D eksikliği

Halsizlik, yorgunluk, isteksizlik ve tembellik gibi farklı etkileri olan D vitamini eksikliği insülin direncini de etkiler. Bu nedenle bu bireylerde kilo ile ilgili sorunlar görülebilmektedir.

AboutDoç. Dr. Hasan Erdem
1976 Hatay doğumlu olan Dr. Hasan Erdem; 1996 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’ne girmiş ve 2002 yılında Tıp Doktoru olarak mezun olmuştur. Ardından İstanbul Bezmialem Vakıf Gureba Eğitim Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’ nde ihtisasa başlayıp 2008 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Click to Hide Advanced Floating Content
Click to Hide Advanced Floating Content
Click to Hide Advanced Floating Content