Demir Eksikliği Anemisi

En basit özetiyle sizlere önce anemiden bahsedelim. Anemi, kırmızı kan hücrelerini içine alan bir hastalıktır. Eğer kandaki hemoglobin değerleri belirli bir düzeyin altına düşerse, bu sonucunda kan hücreleri olan alyuvarlarda azalmaya neden olmaktadır. Bu sayının azalması durumuna da anemi denmektedir. Peki demir eksikliği nedir? Demir eksikliği de alyuvarlarla olan bağlantısından da anlayabileceğimiz üzere, alyuvarlar için en önemli maddelerdendir. Aynı şekilde vücuttaki demir eksikliği doğrudan alyuvarları etkileyerek kansızlığa yani anemi hastalığına neden olmaktadır. Şimdi sizlere, demir eksikliğinden kaynaklanan anemi hakkında bilgiler vereceğiz. Demir eksikliği anemisi hakkında sorularınızı yanıtlayacağız. Demir eksikliği anemisi nedir? Demir eksikliği anemisi nasıl anlaşılır? Demir eksikliği anemisi nasıl önlenir? Bu sorulara karşılık, sizlere elimizdeki bilgileri sunuyoruz.

Demir Eksikliği Anemisi Nedir?

“Demir eksikliği anemisi nedir?” diye soran birisi aslında hem “demir eksikliği nedir?” hem de “anemi nedir?” sorularına cevap bulmuş olacaktır. Adından da anlaşıldığı üzere demir eksikliği anemisi, kandaki demirin eksikliğinden meydana gelen bir kan anemisi türüdür. Demir kan hücrelerimiz için büyük önem taşıyan bir maddedir. Demir kullanılarak kanda oksijenin taşınmasını sağlanan hemoglobin denen madde üretilmektedir. Vücudumuz belli bir orana kadar demiri depolar ve ardından kullanır. Depolanan demir bittiği takdirde artık yeterli alyuvar ve hemoglobin üretilemez hale geliriz. Bunun sonucunda ise demir eksikliği anemisi kendini göstermeye başlayacaktır. Eğer hemoglobin yeterli miktarda üretilemezse ne yazık ki bu vücudumuzun ihtiyacı olan oksijene kavuşamaması demektir. Vücutta oksijen yetersizliği olduğunda ve anemi kendini göstermeye başladığında genelde belirtiler yorgunluk ve bitkinlikle kendini gösterir. Oksijen bedenimizdeki ana enerji kaynaklarından olduğu için, eksikliği ciddi performans kayıplarına neden olabilir. İlerleyen zamanlarda bu etki sadece fiziksel değil, zihinsel olarak da insanı yetersiz bırakabilir. Bir diğer etkisi de nefes darlığı ve göğüs ağrılarıdır. Her iki cinsiyetten kişilerde de görülmektedir. Ayrıca demir eksikliği anemisi, dünya üzerindeki en yaygın anemi türüdür.  Demir ihtiyacımız genelde gıdalardan giderilebilir yalnız bazı kişiler sağlıklı beslenmiyor veya demir eksikliğine yol açacak hastalıklara sahip olabilmektedir. Koşullar her ne olursa olsun demir eksikliği anemisi önüne geçilmezse ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu hastalığın önüne geçmek için genelde demir ilaçları kullanılarak kandaki demir miktarı dengelenir. Ancak böyle bir takviyenin yeterli olmadığı veya demir eksikliği anemisinin ilerlediği durumlarda, doktorlar daha derinlemesine bir inceleme yapmak zorunda kalabilir. Eğer yapılan tetkikler sonucunda kişide bir hasar meydana geldiği görülürse, farklı tedavi yöntemlerinin uygulamasına geçilebilmektedir. Demir eksikliği anemisi hastalığının önüne geçmek için bir tedavi planı yapılırken, hastadaki mevcut durum önemlidir. Eğer hastada ciddi belirtiler görülürse veya hasar büyükse, buna göre hareket edilmelidir. Özellikle iç kanama gibi durumlar saptandığında, ciddi önlemler alınması en doğrusu olacaktır.

Demir Eksikliği Anemisi Nasıl Anlaşılır?

Bilmeniz gereken ilk şey hafif veya orta seviye demir eksikliği anemisi durumunda teşhis konulmasının zor olduğudur. Bunun nedeni, böyle durumlarda belirtinin fazla olmamasıdır. Eğer doktor yaptığı testler sırasında böyle bir durumla karşılaşırsa bile, genelde ilaç tedavisi gibi basit yöntemlerle hastalığın ilerlemesi durdurularak tedavi edilebilir. Ancak bazı durumlarda hastalık ilerlemişse, farklı yöntem ve tedavilere başvurulmaktadır. İlk olarak hastanın kan sayımı yapılır. Bu sayımdan sonra kan içindeki farklı özellikler ve maddeler hakkında bilgi alınır. Kısaca özetlemek istersek, kan sayımı bize yeterli kan hücresi ve hemoglobin üretimini gerçekleştirecek koşullara sahip olup olmadığımızı göstermektedir. Bunun yanı sıra kanın şekli ve renginden de hastalığın ve kan hücrelerinin durumu anlaşılabilmektedir. Demir eksikliği anemisi olan kişilerde kan hücreleri ufalır ve solgunlaşır, bunlara dikkat etmek gerekmektedir. Değerler anlaşılsa bile her zaman doğrudan teşhis konulmadan önce hasta hakkında daha fazla bilgi edinilmelidir. Bunlardan bakılması gereken şeylerden birisi beslenmedir. Eğer hastanın diyetinde açıklar varsa ve demir ihtiyacı karşılanamıyorsa, önce beslenmesinde düzenlemelere gidilir. Bunun dışında da bazı durumlarda hastalarda farklı şekillerde fark edilemeyen iç kanamalar meydana gelebilmektedir. Bunlar genital veya bağırsak yollarındaki kanamalar olabilir. Dışkıyla ve idrarla karıştığı için anlaşılması kişi tarafından zor olduğu için, ileri seviye demir eksikliği anemilerinde doktorlar tahlil isteyebilir. Yapılan tahlil sonuçlarına göre de hastaya kesin bir teşhis konulur ve tedaviye başlanılır.

Demir eksikliği anemisi belirtileri kendini genelde göstermez, doktorlar rutin kontroller sırasında şans eseri bu hastalığa rastlayabilirler. Lakin bazı durumlarda ve ilerlemiş hastalarda belli başlı belirtilere rastlamak mümkündür. Özellikle düşük seviyelerdeki demir eksikliği anemisi belirti göstermez ancak ilerledikçe belirtiler ortaya çıkmaya başlayacaktır.

Demir eksikliği anemisi nasıl anlaşılır, sizler için özetlemek istersek şöyle bir tabloyla karşılaşırız:

  • Kulak uğultusu ve çınlama
  • Düşük tempo egzersiz veya az hareket edilse bile erken hissedilen yorgunluk
  • Tırnaklarda şekil ve renk bozuklukları 
  • Dudaklardaki, ağız çevresinde yaralar ve kuruluk
  • Yorgunluk, güçten düşme, bitkinlik, isteksizlik
  • Uyku düzeni ile ilgili sorunlar 
  • Sabah uyanmada sorun yaşama
  • Ten renginde solma ve renksizlik
  • Saçlarda dökülmenin meydana gelmesi
  • Uzuvlarda uyuşma ve soğukluk hissi
  • Sinir bozukluğu ve öfke
  • Baş ağrıları
  • Konsantrasyon ve dikkat bozukluğu

Ayrıca ileri seviye hastalarda daha da belirgin semptomlara rastlanmaktadır, eğer bunlara örnek vermek istersek de başta kalp çarpıntıları, hormonal sorunlar, bacaklarda yoğun ağrılar ortaya çıkması, yenilemeyen maddelere olan yeme isteği gibi çeşitli farklı belirtiler vardır.

Demir Eksikliği Anemisi Nasıl Önlenir?

Çoğu hastalıkta olduğu gibi, demir eksikliği anemisinde de beslenme faktörü hastalığın önlenebilmesi için dikkat edilmesi gereken şeylerde ilk sıraları çekmektedir. Demir açısından zengin bir diyet ile rahatlıkla bu hastalığın önüne geçmek mümkündür. Zaten bu anemi türü gayet önlenebilen ve tedavisi mümkün bir hastalıktır. Ancak bunlar dışında da önlemler tabi ki de vardır. Öncelikle demirin etteki emilimi diğer besinlerden daha fazladır, bu nedenle et tüketmeyen bireylerin bitkisel demir kaynaklarına çok daha fazla yoğunlaşması gerekir. Ayrıca sadece demir almakla kalmayıp, demirin emilimini arttırma amacıyla C vitamini takviyesi almak da işe yarayacaktır. Ayrıca bir dikkat edilmesi gereken husus da tam tersi, demir eksikliğine neden olabilecek be kişiyi demir eksikliği anemisi hastası olmaya itecek olan besinlerdir. “Demi eksikliği anemisi nasıl önlenir?” sorusunun cevabı sadece ne yememiz gerektiği değildir.Bir yandan da ne yemememiz gerektiğidir. Bunlara kepek ve kepek içeren tahıl ürünleri, yağ içeren tohumlar, soya ürünleri ve soya proteinleri, kalsiyum tuzları, Siyah çay ve kahve bunlara örnek gösterilebilir. Eğer kişi yine de bunları tüketmeyi seçecekse de en azından bunlarla birlikte demir ve demir emilimini arttırıcı yönden zengin gıdalarla diyetine destek olmalıdır. Her kişinin ortalama bir demir ihtiyacı bulunur. Her gün yeterli miktarda demir alamazsak, zamanla demir eksikliği anemisi olma şansımız artabilir. Bu değerler ortalama olarak şu şekildedir:

  • Erkeklerde ortalama10 mg
  • Kadında ortalama 18 mg
  • Hamile kişilerde ortalama 27 mg
  • Emziren kişilerde ortalama 18 mg
  • Ergenlik dönemindekilerde ortalama 15 mg
  • Çocuklarda ortalama 10 mg

Eğer kişi bu değerlerde kalabilirse ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirebilirse, kendisini demir eksikliği anemisi hastalığından rahat bir şekilde koruyabilir. Yine de kişilerin, düzenli olarak doktora gitmesi ve kontrollerini aksatmamaları her zaman daha iyi olacaktır. Böyle hastalıklar en başta kendilerini belli etmedikleri için erken teşhis önemlidir.

AboutDoç. Dr. Hasan Erdem
1976 Hatay doğumlu olan Dr. Hasan Erdem; 1996 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’ne girmiş ve 2002 yılında Tıp Doktoru olarak mezun olmuştur. Ardından İstanbul Bezmialem Vakıf Gureba Eğitim Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’ nde ihtisasa başlayıp 2008 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Click to Hide Advanced Floating Content
Click to Hide Advanced Floating Content
Click to Hide Advanced Floating Content