Transit Bipartisyon Riskleri

Vücut kitle indeksi değeri 30’un üzerinde ve tip 2 diyabet hastalığına sahip olan; aynı zamanda yüksek kolesterol ve yüksek tansiyon gibi metabolik hastalıklar yaşayan hastalara uygulanabilen transit bipartisyon ameliyatı laparoskopik yöntemle gerçekleştirilebilir.

Transit bipartisyon ameliyatı sırasında hastaya genel anestezi verilir, hastanın karın bölgesinden açılan 4 delikten özel cerrahi aletler eşliğinde önce mideye tüp şekli verilir ve mide küçültülür. Daha sonra ince bağırsak kesilir ve bağırsağın kesilen kısmı yeni oluşturulan midenin alt kısmına entegre edilir. Bu değişimlerle hastanın az miktarda yese dahi hızla doyması, iştahının kesilmesi ve tokluk hissinin dakikalar içerisinde sağlanması sağlanır. Şeker hastalığı ameliyatı veya diyabet ameliyatı olarak da adlandırılan Transit bipartisyon ameliyatı sonrası hastalar verimli bir kilo verme sürecine başlayabilirler. Üstelik bu süreçte tüketilen besinler sindirim sisteminin tamamından dolaşmaya da devam ederler.

Bu yazımızda transit bipartisyon riskleri özelinde sizlere bilgi aktaracağız.

Transit Bipartisyon Riskleri Nelerdir?

Transit bipartisyon ameliyatı da diğer tüm cerrahi operasyonlarda olduğu gibi belirli riskler barındırır. Bu risklerin derecesi hastanın vücut kitle indeksi değeri, tip 2 diyabet hastalığının nedeni, kalp ve damar hastalıklarının bulunup bulunmadığı ve hastanın yaşı doğrultusunda değişiklik gösterebilir. Bu nedenle transit bipartisyon öncesi hastaların genel sağlık durumlarının tüm detayı ile incelenmesi ve operasyon için hastaların uygunluğunun kesinleştirilmesi gerekir.

Genelleme yapmak gerekirse transit bipartisyon ameliyatı risklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Şeker hastalığı ameliyatı risklerinin en başında kanama riski gelir. Tip 2 diyabet hastalığı için uygulanan metabolik cerrahide kanama oluşabilir, ancak tüm hastalar bu riskle yüzleşmez.
  • Transit bipartisyon ameliyatı sırasında hem mide hem de bağırsaklar zımbalama tekniği ile yeniden şekillendirilir. Dolayısıyla tüp mide ameliyatına özgü olarak bilinen kaçak riski transit bipartisyon ameliyatında da söz konusudur. Özellikle operasyondan sonraki 15 gün boyunca kaçak riski devam eder. Operasyonu gerçekleştiren ekibin uzmanlığı ve kontroller kaçak riskini minimize eder.
  • Damar içi kan pıhtılarının organ damarlarını tıkaması yani emboli oluşumu da transit bipartisyon ameliyatı riskleri arasında sayılabilir.
  • Transit bipartisyon ameliyatı sırasında bağırsaklara müdahale edilir ve operasyon sonrası düşük de olsa bağırsak tıkanıklığı gelişme riski bulunur.

Transit bipartisyon ameliyatı geçiren hastaların kontrolleri operasyonu takip eden 3. ve 5. günlerde gerçekleştirilir. Bu süreçte kan şekeri kontrol edilir ve hastanın genel sağlık durumu değerlendirilir.

Transit bipartisyon ameliyatı sonrası dikkat edilmesi ve uyulması gereken kurallar cerrahlar tarafından hastalara aktarılır. Doktorların direktiflerine uyum sağlandığı takdirde komplikasyon oluşma riski azaltılır.

Transit Bipartisyon Riskleri Diğer Cerrahi Yöntemlerin Riskleri Kadar mı?

Her cerrahi girişimde olan riskler transit bipartisyonda da vardır. Her cerrahi girişimde olduğu gibi çok ender de olsa; anesteziye bağlı riskler, kanama ve emboli gelişim riskleri mevcuttur.

Transit Bipartisyon Ameliyatında Risk Gelişimini Arttırıcı Faktörler Nelerdir?

Vücut kitle indeksinin yüksekliği, Mevcut hastalıklar, Kalp – Damar Hastalıkları, Hastanın yaşı, Alkol, sigara, kafein vb kullanımları.

Transit Bipartisyon Ameliyatı Sonrası Kaçak Riski Ne Kadar Sürer?

Mide ve bağırsaklara müdahale sağlanmıştır. Bu bölgelere oluşabilecek kaçak risk bu ameliyatın en önemli ve en büyük riskidir. Kaçak gelişme ihtimali çok ender de olsa ilk günler başta olmak üzere ilk 15 gün sürebilir. 15 gün bitiminden sonra kaçak ihtimali devre dışı kalır.

Transit Bipartisyon Sonrası Bağırsak Tıkanıklığı Yaşama Riski Ne Kadar Sürer?

Diğer tüm risklerde olduğu gibi bağırsak tıkanıklığı yaşanma olasılığı oldukça nadirdir ve genelde ilk on beş günde ortaya çıkar. Bağırsak tıkanıklığı yaşanması durumunda ek cerrahi müdahalede bulunulması gerekir.

 

Kaynak:

https://journals.lww.com/aosopen/Fulltext/2021/12000/Short_term_Results_of_Transit_Bipartition_to.1.aspx

AboutDoç. Dr. Hasan Erdem
1976 Hatay doğumlu olan Dr. Hasan Erdem; 1996 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’ne girmiş ve 2002 yılında Tıp Doktoru olarak mezun olmuştur. Ardından İstanbul Bezmialem Vakıf Gureba Eğitim Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’ nde ihtisasa başlayıp 2008 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.
Click to Hide Advanced Floating Content
Click to Hide Advanced Floating Content
Click to Hide Advanced Floating Content