Obezite ve Safra Kesesi Taşı

Dünyada erkek nüfusun %35’i, kadın nüfusun ise yaklaşık olarak %36’sı obezite sınıfında yer almaktadır. Morbid obez hastalarının yaklaşık %45’inde safra kesesi taşı bulunmaktadır. Bu oran ideal kilosundaki bireylerin yaklaşık olarak 4-5 kat üzerindedir.

Obezite ve Safra Kesesi Taşı Bağlantılı mı?

Obez ve özellikle insülin direnci olan bireylerin safra salgısında kolesterol miktarı daha yüksek olduğu kanıtlanmıştır. Safra kesesi içinde biriken kolesterol safra kesesi hareketlerini kısıtlamaktadır. Obez bireylerde taş ve iltihap oluşumunu arttıran Müsin adlı maddenin salgılanması da artmaktadır. Tüm bu faktörler sonucunda obez hastalarda safra kesesinde taş oluşma ihtimali yüksektir.

Obezite cerrahisi ameliyatları sonrasında safra kesesindeki kolesterol miktarı artmaktadır. Bariatrik cerrahi sonrasında yağlı gıda alımı azalacağından vücudun ve mide sindirimi salgılarının gıdaları sindirmeye yeteceğinden safra kesesi hareketleri azalır. Kilo kaybı ile birlikte safra tuzu salınımı da azalır.

Bu sebepten ötürü obezite cerrahisi ameliyatları sonrasında da hızlı kilo kaybı ile birlikte safra kesesinde taş oluşma ihtimali artar. Hastanın obezite cerrahisine başvurmadan önce BMI değeri yani VKİ (vücut kitle indeksi) ‘nin çok yüksek olması ve obezite cerrahisi sonrası hasta fazla kilosunun %20 sini kısa sürede beslenme düzeni ve alışkanlıkları agresif biçimde değiştiğinden kaybetmesi de safra kesesinin taş oluşturmasına sebep olabilmektedir.

Her Obezite Ameliyatı Sonrası Safra Kesesi Taşı Olur mu?

Yapılan çalışmalarda obezite cerrahisi geçirmiş hastaların safra kesesi taş oluşturma oranı yaklaşık olarak %20 dolaylarındadır. Yani obezite cerrahisi sonrasında hastaların %20 si safra kesesinde taş oluşturma ihtimali vardır. Obezite cerrahisi öncesi yapılan tetkiklerde safra kesesi ultrason ile kontrolü sağlanmaktadır.

Safra kesesinde taş gözlemlenen hastalara dünya üzerindeki genel yaklaşım hastanın şikâyeti olsun olmasın hasta ile paylaşarak obezite cerrahisi ile aynı seans da alınması önerilir. Mide küçültme ameliyatı tam 1 saat sürerken safra kesesi operasyonu genç hastalarda 20-30 dk yaşı ileri hastalarda yaklaşık 1 saat daha sürmektedir.

Obezite Ameliyatında Safra Kesesinin Alınması Riskli midir?

Aynı ameliyatta safra kesesi alınması mide küçültme veya diğer bypass prosedürleri uygulanmış hastaya ek bir risk veya direk ameliyatını olumsuz yönde etkilemez. Aksine safra kesesindeki taşlar zamanla kendiliğinden yok olma ihtimali %1 in altında olacağı için ilerleyen dönemlerde hasta tekrar ameliyat olmak zorunda narkoz almak zorunda kalması kaçınılmaz olacaktır.

Safra kesesi iltihabı veya taşlarının belirtileri sağ kaburga altında şiddetli sırta vuran ağrı. Hastanın göğsüne baskı yapabilir. Uzun zaman belirti vermemiş bir safra kesesi ilk belirtisini kalp krizi kadar şiddetli ve korkutucu bir göğüs ağrısına neden olabilir. Safra kesesinin ilk belirtileri ise hazımsızlık şikayetlerine neden olabilir. İlerleyen dönemlerinde ise yağlı yemeklerden sonra hazımsızlık ve şiddetli ağrılar ile kendini gösterebilir.

Tedavisi çoğu zaman cerrahidir (kolesistektomi), yani Safra kesesinin cerrahi yöntemle alınmasıdır.

Safra kesesinin taş oluşturmasındaki en önemli etken hastanın genetik yatkınlığıdır. En yaygın şekilde irsi olarak gözüken bir durumdur. İkinci yüksek sebebi ise obezitedir.

Obezite cerrahisi genel bakıldığında safra kesesinde taş oluşumuna tek başına neden olabilecek bir durum olması sadece %5 dolaylarındadır.

 

Kaynak:

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/11192327/

AboutDoç. Dr. Hasan Erdem
1976 Hatay doğumlu olan Dr. Hasan Erdem; 1996 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’ne girmiş ve 2002 yılında Tıp Doktoru olarak mezun olmuştur. Ardından İstanbul Bezmialem Vakıf Gureba Eğitim Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’ nde ihtisasa başlayıp 2008 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.
Click to Hide Advanced Floating Content
Click to Hide Advanced Floating Content
Click to Hide Advanced Floating Content