Şeker Hastalarının Yaraları Neden Geç İyileşir?

Yara iyileşmelerinde sorunsuz süreçler dört aşamadan oluşur. Bunlar; pıhtılaşma, inflamasyon, onarım ve olgunlaşma süreçleridir. Her bir süreç olağan şeklinde ilerleyerek normal zaman dilimlerinde yara iyileşmelerine yönelik vazifelerini tamamlar. Süreçlerden herhangi birini, bir kaçını ya da tamamını sekteye uğratabilecek hastalık ya da hastalıklar varsa yara iyileşmesi çok daha zorlu ve uzun süreler alabilir. Örneğin pıhtılaşma sürecinde gerçekleşen zincirleme reaksiyonlar neticesinde kandaki proteinlerden bir kısmı birbirine yaklaşır, yapışır, birleşir ardından sertleşerek pıhtılaşmayla son bulur. Bu pıhtılaşma neticesinde de yaranın olduğu yerdeki kan akışı engellenir, yara dokusunun kenarları büzüşerek birbirlerine yaklaşır. Son olarak da yarayı iyileştirmekle mükellef yaraların bu dokuya ulaşması için gerekli yatak meydana getirilir. Bu anlatılan yara iyileşmenin 4 evresinden sadece pıhtılaşma evresinin kısa bir özetidir. Her bir evre doğal – normal ise yaralar da o denli kolay ve kısa zaman dilimlerinde iyileşebilmektedir.

Ancak şeker hastalığının neticelerinde yer alan negatiflikler, vücudun hemen hemen her zerresine olumsuzluklar yönlendirebilecek kadar şiddetli bir hastalık çeşididir. Yukarıda sadece yara iyileşme evrelerinin isimlerini verdiğimiz süreçler kendi içerisinde bile karmaşık reaksiyonlar sonucunda olgunlaşabilmektedir. Şeker hastalığına sahip bireylerde ise bu evreler sağlıklı bireylerde olduğu gibi olağan seyrinde gerçekleşemez. Tüm evrelerde olumsuzluklar vardır. Her olumsuzluk şeker hastalığından ve varsa yandaş hastalıklardan etkilenir.

Diyabet Tüm Vücudu Olumsuz Etkiler

Şeker hastalığı komplike ve karmaşık bir rahatsızlıktır. Şeker hastalığının seyri, seviyesi, ilerlemesi, tedavisi ve varsa ek hastalıklarla birlikte birleştiğinde tedavisi oldukça zor ve uzun süren yaralar meydana getirebilir. Çünkü diyabet hastalığı sadece bir organı ya da bir doku grubunu olumsuz etkilemez. Neredeyse tüm vücutta komplike ve çoklu olumsuz etkilere neden olur. Bu negatiflikler neticesinde de yara iyileşmesi sekteye uğrar, uzun zaman alır ya da tamamen iyileşemez. Diyabet hastalığında yara iyileşme evresi birinci aşamadan sonra takılı kalabilir. İlk aşama olan pıhtılaşma evresinden sonra yani inflamasyon evresinde sorunlar başlar. Bu evre ve sonraki yara iyileşme evrelerinde şeker hastalığından mütevellit yara iyileşme süreçleri normal işlemeyebilir.

İnflamasyon yara iyileşme evresinde yaşananları en basit haliyle özetleyecek olursak; yara oluşan dokunun temizlenmesi, hasar alan dokudaki her türlü yabancı ve zararlı mikropları – dokuları – ölü deri hücrelerinin parçalanması, enzimlenmesi ve uzaklaştırılmasıdır. Diyabet hastalığındaki bireyler bu aşamada sadece yaralı – hasarlı dokulara yönelmez, etraftaki sağlıklı dokulara da yönelir ve zarar oluşturacak etkiler meydana gelir. Kısacası yaranın kanamaması ve iyileşmesi için gereken tüm vücut oluşumları devreye girse de adeta kısır bir döngüde kalarak yara iyileşmelerini geciktirirler.

Şeker Hastalığında Yaraların Geç İyileşmesine Neden Olan Etkenler

Yukarıda da söylediğimiz gibi diyabet hastalığı tüm vücudu, tüm dokuları, tüm organları bir şekilde olumsuz olarak etkiler. Her olumsuzluğu oluşturabilecek zincirleme reaksiyonlar vardır. Her reaksiyon olgusu bir diğer süreçle ilişkilidir. Şeker seviyesinin kontrol altına alınması elzemdir. Şeker hastalığında bağışıklık yara almıştır, sinir sistemi – sinir uçları – otonom sinir sistemi zarar görmüştür. Sistemlerin, organların, dokuların normal şeker seviyelerinden uzak sonuçlarla aldığı tahribat neticesinde vücut fonksiyonları olağan görevlerini tam yerine getiremez, geciktirebilir, olağan seyrinde devam ettiremez.

Tüm bu nedenlerden dolayı yara bakımının ve tedavisinin çok daha özenli gerçekleştirilmesi gerekir. Diyabet hastalarının, dengesiz ve yüksek devam eden şeker seviyeleri neticesinde; deri infeksiyonları, deri kurulukları, ayak derisi problemleri, mantar sorunları, kıl köklerinde iltihaplanmalar, ödemler, kabuklaşmalar gibi deri bütünlüğünde çeşitli bozulmalar meydana gelebilir. Oluşan en küçük yara belirtisine dahi kısa sürede müdahale edilmelidir. Aksi halde yara daha da büyüyebilir ve iyileşmesi çok daha uzun sürebilir. Hatta tedavisine başlanmayan küçük yaralar önemsenmez ise sonu alınamaz problemlere sebebiyet verebilir.

AboutDoç. Dr. Hasan Erdem
1976 Hatay doğumlu olan Dr. Hasan Erdem; 1996 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’ne girmiş ve 2002 yılında Tıp Doktoru olarak mezun olmuştur. Ardından İstanbul Bezmialem Vakıf Gureba Eğitim Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’ nde ihtisasa başlayıp 2008 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Click to Hide Advanced Floating Content
Click to Hide Advanced Floating Content
Click to Hide Advanced Floating Content